26 Şubat 2013 Salı

5E Modeli Ve Besin Ayıraçları


5E MODELİNE GÖRE BESİN AYIRAÇLARI KONUSUNUN ANLATILMASI

1   GİRİŞ:
Ali beşinci sınıfa giden bir öğrencidir. Sabahları kahvaltı yapmayı sevmez. Özellikle süt içmek, yumurta yemek ona işkence gibi gelir. Fakat ekmek üzerine sürülmüş çikolata yemeyi sever.  Annesi de bu durumdan şikayetçidir.
Bir gün yine sadece ekmek üzerine sürülmüş çikolata yiyip evden çıkarken annesi;
“Diğer besinleri de yemezsen sağlıklı olamazsın.”der.  Annesinin söyledikleri kafasına takılır ve
«Acaba ben sağlıksız mıyım, hangi besinde ne var ki ben ekmek üzerine sürülmüş çikolatayla iyi beslenememiş oluyorum ?»diye düşünür. Okula gider, öğretmenine sorar. Öğretmeni de  yediğimiz yiyecekte  karbonhidrat, protein, yağların olduğunu bunların her yiyecekte  farklı miktarlarda bulunduğu sağlığımız için gerekli olduğunu anlatır. Ama bu seferde Selçuk un aklına bir soru daha takılır. ”Peki bu bunları hangi besinde olduğunu nasıl bileceğiz?” diye  öğretmenine  sorar. Öğretmeni de kahvaltı neler  olduğu  sorar. Ali kahvaltıda genelde   süt, patates, haşlanmış yumurta, ekmek, ve ceviz olduğunu söyler. Öğretmeni bu malzemelerini  yarın derse gelirken getirmesini ister.
Öğretmen: “Hep beraber çok güzel bir deney yapacağız, bakalım hangi besinde ne olduğunu bulacak mıyız?”der.
Ali bir sonraki günü iple çeker, malzemelerini hazırlayıp koşa koşa okula gider, öğretmen ve arkadaşlarıyla deneye başlarlar. Hadi gelin biz de onlara katılalım, Ali’yle beraber biz de öğrenelim.

1.     KEŞFETME:

Etkinlik 1:
Deneyin adı: Besin içerikleri Nelerdir?
Başlamak için:
v  beherglas
v  haşlanmış yumurtanın beyazı
v  ekmek
v  soyulmuş patates
v  ceviz
v  süt
v  iyot çözeltisi (veya lügol çözeltisi)
v  Nitrik asit çözeltisi (veya biüret)
v  2 adet deney tüpü
v  kâğıt
v  defter
v  kalem
v  damlalık

Birlikte yapalım:
Sınıf mevcuduna göre beşer veya altışar kişilik gruplara ayrılalım.
Ø  Her besin maddesini içeren birbirinin aynı üç besin grubu oluşturalım.
Ø  Öğretmenimizin hazırladığı sulandırılmış nitrik asit çözeltisini birinci gruptaki besinlerin her birine ayrı ayrı damlatarak renk değişimlerini gözlemleyelim (Nitrik asidi kullanırken öğretmenimizden yardım isteyelim).
Ø  İkinci gruptaki besinlerin her birine ayrı ayrı iyot çözeltisi (veya lügol çözeltisi) damlatarak renk değişimlerini gözlemleyelim.
Ø  Üçüncü gruptaki besinlerin her birini kâğıda sürtelim. Aynı kâğıda birkaç damla da süt damlatalım. Hangi besinlerin kâğıtta parlak bir leke oluşturduğunu gözlemleyelim.
Ø  İki deney tüpüne ayrı ayrı 8-10 damla süt damlatalım.
Ø  Tüplerden birine birkaç damla sulandırılmış nitrik asit çözeltisi diğerine iyot çözeltisi damlatalım ve renk değişimlerini gözlemleyelim.




Dikkat! Kimyasalları kullanırken dikkatli olalım, göz, ağız vb. organlarımıza sıçramamasına dikkat edelim!




Ne oldu?
Oluşan durumu gözlemleyerek aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1.      Üzerine iyot çözeltisi (lügol çözeltisi) damlattığımız besinlerden hangilerinde renk değişimi gözlemledik?
…………………………………………………………………………………………………………………………………

2.      Üzerine nitrik asit çözeltisi damlatılan besinlerden hangilerinin rengi sarıya döner?
……………………………………………………………………………………………………………………………………

3.      Hangi besinler kağıtta parlak bir leke bıraktı?
…………………………………………………………………………………………………………………………………..

 Baştaki düşünceniz etkinlik yaptıktan sonra değişti mi? Şimdi sizce hangisi doğru söylüyor? Ayrıntılı olarak yazınız.
………………………………………………………………………………………………………………………………….
…………………………………………………………………………………………………………3 . AÇIKLAMA:

             Tükettiğimiz besinlerde birden fazla besin içeriği bulunabilir. Bu yüzden besinlerin sınıflandırılması, yapılarında en çok bulunan besin içeriğine göre olur. Örneğin, tükettiğimiz peynirlerin içeriğinde protein, vitamin ve yağ vardır. Ancak peynirler proteince zengin olduğu için proteinli besinler grubunda yer alır. Etkinlikte de görüldüğü gibi farklı içeriklere sahip besinlerde farklı renk değişimleri gözlenir. Örneğin, lügol çözeltisi damlattığımızda rengi mavi-mora dönüşen besinler karbonhidratlı besinlerdir.
Yürümek, koşmak, düşünmek, duymak, görmek vb. faaliyetlerimizi gerçekleştirebilmemiz için gereken enerjiyi öncelikle karbonhidratlardan sağlarız. Peki hangi yiyecekler karbonhidrat bakımından zengindir?
Bal, muz, üzüm, şeker pancarı gibi şekerli yiyecekler genel olarak karbonhidratlı besinlerdir. Buğday, pirinç, mercimek, patates ve yulaf da karbonhidrat bakımından zengindir.

Sizler de tükettiğiniz besinlerden hangilerinin karbonhidrat içerdiğine örnek veriniz.

Etkinlikte sulandırılmış nitrik asit çözeltisi damlatıldığında rengi sarıya dönüşen besinler proteinli besinlerdir. Vücudumuzda bir yara veya kesik oluştuğunda zamanla bu yaranın kapandığını biliyoruz. Yaraların veya kesilen yerlerin iyileşmesi proteinler sayesinde olur. Büyüme ve gelişmemizi sağlayan proteinlerin öncelikli görevi yapıcı ve onarıcı olmasıdır. Proteinler kas ve kemiklerin yapısına girerek yapım görevini, yaraları iyileştirerek onarım görevini gerçekleştirir. Saç ve tırnaklarımızın uzaması da proteinler sayesinde olur. Aynı zamanda mikroplara karşı vücudun dayanıklılığına yardımcı olur. Zekamızın gelişmesinde de çok etkili olan proteinler büyüme ve gelişme döneminde yeterince alınmazsa büyümemiz yavaşlar, hatta durabilir.
Et, süt, balık ve yumurta gibi besinler proteince zengin hayvansal besinlerdir. Fasulye, fındık,
fıstık ve badem gibi besinler ise proteince zengin bitkisel besinlerdir.
Etkinlikte kağıda sürtüldüğünde parlak leke bırakan besinleri de fark ettik. Bu besinler
yağlı besinlerdir. Gün içerisinde fazla enerji gerektiren faaliyetler yaptığımız ya da uzun süre
aç kaldığımız olmuştur. Böyle durumlarda karbonhidratlardan sağlanan enerji yetersiz kalır.
Karbonhidratların yetersiz kaldığı durumlarda gerekli olan enerji ise yağlardan sağlanır. Yağlar; karbonhidratlardan daha fazla enerji içermesine rağmen vücut öncelikli olarak enerji ihtiyacını karbonhidratlardan sağlar. Ayrıca yağlar bazı hayvanların deri altlarında depolanır ve böylece onların soğuktan korunmasına da yardımcı olur. Kış uykusuna yatan veya kutup ayısı gibi çok soğuk ortamlarda yaşayan bazı hayvanlar yağ depolar.

 Ayçiçeği, zeytin, mısır, fındık ve fıstık gibi bitkiler yağ bakımından oldukça zengindir. Tereyağı, süt, balık, kaymak, peynir de yağ bakımından zengin besinlerdir.
Ayrıca tükettiğimiz her besinde su, mineral ve vitaminlerin de bulunduğunu unutmayalım.


 1.    DERİNLEŞTİRME:


Etkinlik 2:
Günlük hayatta yediğimiz, içtiğimiz maddelerden karbonhidrat, yağ ve protein içerenlere örnekler verelim.

KARBONHİDRAT     1 …………………… 2 …………………… 3 ………………………………
YAĞ                              1 …………………… 2 …………………… 3 ………………………………
PROTEİN                     1 …………………… 2 …………………… 3 ………………………………


HAYDİ OYUN OYNAYALIMM!

5.DEĞERLENDİRME:

 1) Büyüme ve gelişmemizi sağlayan, yaşamamız için gerekli enerjiyi veren bütün maddelere ne ad verilir? 
              A) Besin
 
              B) Protein
 
              C) Karbonhidrat
 
              D) Vitamin
2) Et, yumurta, balık ve peynirde en çok bulunan besin içeriği aşağıdakilerden hangisidir? 
A) Vitamin
 
B) Yağ
 
C) Protein
 
D) Karbonhidrat
3)  Dağcılar, fazla enerjiye ihtiyaç duyduklarından yanlarında genellikle aşağıdaki besinlerden hangisini bulundururlar? 
A) Çikolata
 
B) Meyve
 
C) Ekmek
 
D) Su
4) Aşağıda verilen vücudumuza enerji veren besinlerden hangisi diğerlerine göre daha kalıcıdır? 
A) Bal
 
B) Çikolata
 
C) Şeker
 
D) Pasta
5)   Ekmek, pasta gibi yiyecekler bol miktarda karbonhidrat içermektedir. Vücutta yeterli karbonhidrat bulundurulmasına karşın bu yiyeceklerden bol miktarda alınırsa aşırı şişmanlık başlar. Bunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir? 
A) Vücudumuz enerji depolar.
 
B) Fazla karbonhidrat olduğu gibi depolanır.
 
C) Karbonhidratlar yağa dönüştürülerek depolanır.
 
D) Karbonhidratlar şişmanlık yapar.

Metin Kutusu: öZ DEĞERLENDİRME FORMU 

Etkinlik         
:
Tarih
:  ____________
Öğrenci      
: _________________________________


Sınıfı         
: _________________________________


Numarası   
: _________________________________




1. Bu etkinlikte ne öğrendim?
_______________________________________________________________________________
2. Neyi iyi yaptım? Neden?
_________________________________________
3. Hangi konuda zorlandım? Neden?
___________________________________________________________________________________
4. Nerede yardıma ihtiyacım oldu?
___________________________________________________________________________________
5. Hangi alanda kendimi daha çok geliştirmeliyim?
___________________________________________________________________________________
6. Kuvvetli ve zayıf yönlerim neler?
___________________________________________________________________________________
7. Daha sonraki çalışmalarda neleri farklı yapacağım?
___________________________________________________________________________________


GRUP DEĞERLENDİRME FORMU

Grubun Adı        :                                                                                                                            Tarih:

Yönerge: grup, hangi düzeyde yeterli görülüyorsa onun hizasına (x) işareti koyarak işaretleyiniz.

BECERİLER
Her zaman
(5)
Bazen

(3)
Hiçbir zaman
(1)
1. Grup amaçlarını oluşturmaya tüm üyeler katkı yapmıştır



2. Grup tam zamanında toplanır.



3. Grup üyeleri birbirlerine yardımcı olur



4. Grup üyelerinin tamamı çalışmada görev alır.



5. Grup üyeleri birbirlerinin düşüncelerine saygı gösterir.



6. Grup üyeleri birbirleriyle etkileşim içinde çalışmalarını sürdürür.



7. Grup üyeleri kaynak ve araç-gereçleri paylaşır.



8. Grup üyeleri bulgularını ve sonuçlarını paylaşır.



9. Her üye sorumluluğunu yerine getirir.



10. Grupta herkesin fikirlerinin önemli olduğuna inanılır.



11. Öneri ve görüşler tartışılır.



12. Çalışma sonuçlarından ortak sonuçlar üretirler.



13. İlerdeki çalışmaları için birlikte karar alırlar.





Öğretmenin Öneri ve Düşünceleri: …………………………………………………………………...
………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

KAYNAKÇA
Taşar, F. (2011). İlköğretim Fen Ve Teknoloji Ders Kitabı 6. Sınıf, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, Ders Kitapları Dizisi, Ankara. 5. Ünite(148-153)

Çepni, S. (2008). Kuramdan Uygulamaya Fen Ve Teknoloji Öğretimi, Pegem Yayınları, Ankara, 7. Baskı.(181-207)

Gürdal, A Ve Arkadaşları (2003). Fen Eğitimi Etkinlikleri 2. Marmara Üniversitesi Yayın No:688, Atatürk Eğitim Fakültesi, İstanbul. (233-240)











Araştırmaya Dayalı Proje


SU
      Soru sorma aşaması:
1.       Su arıtması nedir?
2.       Suyun bileşenleri nelerdir, nasıl bir yapıya sahiptir?
3.       Su nasıl yumuşatılır?
4.       Suyun Ph’sı ne kardır?
5.       Tüm sularda aynı miktarda mı maddeler bulunur?
6.       Tüm sular içilebilir mi?
7.       Su nasıl oluşur?
8.       Canlılar için suyun önemi nedir?
9.       Bitkiler susuz besin yapar mı?
10.   Tohumda su bulunur mu?
11.   Kuru maddelerde su var mıdır?
12.   Su enerji kaynağı olarak kullanılabilir mi?
13.   Su ile çalışan araba üretilebilir mi, su ile çalışan araçlar var mıdır?
14.   Farklı maddeler suda aynı yerde mi bulunur?
15.   Balıklar neden suda yaşar?
16.   Su kaldırma kuvveti uygular mı?
17.   Suyun insan metabolizmasına etkisi ne?
18.   Su kaç derecede kaynar?
19.   Su ısıtılırsa ne olur?
20.   Su soğutulursa ne olur?
21.   Bitkiler fazla suyu nasıl dışarı atar?
22.   Her madde suda çözülür mü?
23.   Her madde aynı miktarda mı su emer?
24.   Yağdan su elde edilebilir mi?
25.   Metabolik olaylardan su çıkar mı?
26.   Aynı bitkinin farklı kısımları aynı oranda su bulundurur mu?
27.   Su elektriği iletir mi?
28.   Su ışığı kırar mı?
29.   Suda neden bulanık görürüz?
30.   Dışarıdan suyun içindeki topa bakıldığında top nasıl görülür?
31.   Suyun içindeki balık suyun dışında bulunan çocuğu nasıl görür?
32.   Suyun kaynama ve donma noktası düşürülebilir mi?
33.   Suyun kaynama ve donma noktası yükseltilebilir mi?
34.   Suyu neden elimizle tutamıyoruz?
35.   Kıyafetleri neden suyla yıkarız?
36.   Su neden akar?
37.   Sudan saat yapılır mı?
38.   Kanımızda su var mıdır?
39.   Suda yaşayan mikroorganizmalar neler?
40.   Bitki suda yaşar mı?
41.   Kemiği suda ve sirkede bekletirsek ne olur?
42.   Su hal değiştirdiğinde hacmi değişir mi?
43.   Yağ neden suda çözünmez?
44.   Kızgın yağa neden su konulmaz?
45.   Su genleşir mi?
46.   Saf su yapılabilir mi?
47.   Denizler donduğunda balıklar nasıl yaşar?
ETKİNLİKLER:
Batmayan çay!
Sıcak su dolu bardak iki farklı bardağa bölüştürülür. (Eğer daha sıcak suyunuz varsa bardakları 2/3 su ile doldurunuz.)
Sulardan birine şekeri atıp şeker tamamen eriyinceye kadar karıştırınız.
Sonra önce şeker atılmamış bardağa çayı ilave ediniz. (İlave ederken çay kaşığını suya temas edecek kadar alçaltıp çayı, çay kaşığına dökünüz.)
Sonra aynı işlemi şekerli suda gerçekleştiriniz. (Çay kaşığı yardımı ile döküyoruz çünkü yüksekten gelen çay suyla karışabilir. Karışma anında çayın hızlı inip suya karışmasını engellememiz gerekiyor)

Sade su çay ile karışacaktır. Fakat çay şekerli suya karışmayacaktır. Şekerli suyun yoğunluğu arttığı için çayı kaldırır ve aynı yağın batmadığı gibi çayın da batmasını engeller.

1 saat kadar birbirlerine karışmazlar. Fakat zaman geçtikçe yavaş yavaş birbirine karışmaya başlarlar. (Etkinliği okul başlarken yaparsanız okulun sonuna kadar baya karışmış oluyor. Fakat hala dibinde bir miktar çay karışmamış su kalıyor.)
Suyun bitkiler için önemi deneyi
Fasulye taneleri nemlendirilmiş pamuk arasına yerleştirilir ve bu pamukların devamlı nemli kalmasına dikkat edilir. Fasulyeler çimlenip çıkan kök sayısı artınca iki ayrı saksıya çimlenen fasulyeler ekilir. İlk yapraklar çıkana kadar iki saksıdaki fasulyede aynı ortam şartlarında tutulur. İlk yapraklar çıktıktan sonra bir saksıya su verme işlemi kesilir. Su faktörü dışındaki bütün şartların aynı olmasına dikkat edilir. 10-15 gün kadar bu iki bitkinin gelişimleri izlenir. 15 gün sonunda iki bitkininde son durumuna bakılır.
          Suya ne oldu?

Sıvı haldeki suyu buzdolabının buzluk kısmına koyalım. Birkaç saat beklettikten sonra buzdolabından çıkaralım. Katı hale dönüşmüş olan suyu, ocakta kaynatalım. Bu süreç içinde suda ne gibi değişiklikler olduğunu gözlemleyelim.

Sonuç: Başlangıçta sıvı halde olan su, buzlukta bir süre bekledikten sonra soğuktan dolayı katılaşarak buz haline dönüşür. Buzu ocakta kaynatmaya başladığımızda tekrar sıvı hale gelir. Kaynama devam ettikçe de su, buharlaşır.

Tohumda su olur mu?
Değişik yapıdaki bitkilerden ve bunların fark organlarından alınanküçük küçük kesilmiş parçalar 5'er gram tartılarak "taze ağırlıkları" belirlenir(I. tartı). Bu örnekler etüvde 1050C'de 1 saat bekletilerek II. tartıları alınır. II. Tartıdan sonra tekrar etüve  konularak  30 dakika  bekletilir  ve  III.  Tartı alınır.
Her bitkinin I. tartısından III. tartısını çıkardığımızda bulunan değerkaybolan su miktarını verir. I. tartı 100 olarak kabul edilir ve buradan bitki organındaki su miktarı  %  olarak hesaplanır.
Neden büyüdüler?
Küp şeklinde tahta parçaları ve tebeşir parçaları alınarak ağırlık ve hacimlerisaptanır. Değerler tabloya yazılır. Daha sonra parçalar suya atılır ve 30dakia sonra tekrar ağırlık ve hacimleri ölçülür.
Tebeşir parçalarının ağırlıkları ................, ancak hacimleri .....................Çünkü tebeşir porlu bir yapıya sahiptir ve suya konulunca porların arasındaki hava çıkar, yerine su girerek .................. ......... neden olur. Yani tebeşirde şişme olayı ........................, sadece sıvı emmiştir. Tahta parçalarının ağırlıkları ve hacimleri ............... Çünkü tahta parçası kuru iken miseller sıkı sıkıya bir arada tutulur, suya konunca su moleküllerimiseller arasına girerek miselleri birbirinden ayırır ve böylecehacim .......................... (Burada şişme teğetsel yöndedir). Dolayısıyla tahtaparçasının hem ağırlığının hem de hacminin ............................ olması tahta parçasında şişme olayının olduğunu kanıtlar.
En fazla su kaybeden doku………………………nedeni:……………...............................................
En fazla su kaybeden bitki………………………nedeni:……………...............................................
En az su kaybeden doku………………………nedeni:……………...............................................
En az su kaybeden bitki………………………nedeni:……………...............................................
DEĞERLENDİRME AŞAMASI:
Su kavram haritası;




ÖZ DEĞERLENDİRME FORMU

Etkinlik : Tarih : ____________
Öğrenci : _________________________________
Sınıfı : _________________________________
Numarası : _________________________________


1. Bu etkinlikte ne öğrendim?
__________________________________________________ ___________________________________
__________________________________________________
2. Neyi iyi yaptım? Neden?
__________________________________________________ ___________________________________

3. Hangi konuda zorlandım? Neden?
__________________________________________________ __________________________________

4. Nerede yardıma ihtiyacım oldu?
__________________________________________________ __________________________________

5. Hangi alanda kendimi daha çok geliştirmeliyim?
__________________________________________________ __________________________________

6. Kuvvetli ve zayıf yönlerim neler?
__________________________________________________ ________________________________

7. Daha sonraki çalışmalarda neleri farklı yapacağım?
__________________________________________________ __________________________________

 GRUP ÇALIŞMANI DEĞERLENDİRME FORMU
Etkinlik : Düşünelim Çözelim Tarih : ____________
Öğrenci : __________________________________________
Grup Üyeleri : __________________________________________
Görev : __________________________________________



1. Bu görevde grubunuzun etkinliğini tanımlayın.
__________________________________________________ ______________________________ _____________
______________________________ _______________________________________
2. Grubunuzun güçlü yanları neler?
__________________________________________________ ______________________________
3. Grubunuz hangi zorluklarla karşılaştı?
__________________________________________________ ______________________________
4. Çalışmaya grubun tüm üyeleri katkıda bulundu mu?
__________________________________________________ ______________________________ ______________________________ _____________
5. Birbirinizin düşüncelerini hoşgörüyle dinlediniz mi?
__________________________________________________ ______________________________
6. Grup olarak bir sonraki çalışmanızı iyileştirmek için ne önerirsin?
__________________________________________________ ______________________________ _____________

7. Grupta bir değişiklik yapmak isteseydiniz neyi değiştirirdin? __________________________________________________ ______________________________ _____________

Kaynakça



Deneysel Proje

Kemiğe Ne Oldu?
         Özet:
             Küçük yaştan itibaren çocuklara sürekli olarak süt içilmesi gerektiği üzerinde durulur ve içirilmeye çalışılır. Ancak çocuklar süt içmenin vücuda nasıl bir etkisi olduğunu somut olarak görmediklerinden çoğu zaman sütü içmek istemezler. Anneler genelde çocuğa süt içirebilmek için ‘içersen kemiklerin güçlenir, boyun uzar ‘derler. Peki ‘kemiğin güçlenir’ sözüyle anneler ne demek ister? Sütte kemiği güçlendirmeyi sağlayan şey ne? Kemik nasıl bir yapıya sahiptir? İşte tüm bu sorulara cevap bulmak amacıyla altıncı sınıf öğrencilerine kemik ve yapısı hakkında genel bir bilgiye sahip olmaları için ‘Kemiğe ne oldu?’ etkinliği yaptırılır.  Böylece öğrencilerin kemik yapılarını tanımayı ve onların daha sağlıklı olması için ne yapmaları gerektiği hakkında bilgi sahibi olmaları sağlanır.
             Giriş ve amaç:
       Kemik, vücudu oluşturan dokular arasında en sert olanıdır. Kemik insanda gerçek anlamda destek görevi yapan dokudur. Ayrıca insanın  kalsiyum depolarıdır. Kalsiyum bakımından doymuş olduklarından serttir. Kemikler oldukça sert olmasına rağmen esnek bir yapıya da sahiptir. Kemiğin sert olması, yapısında bulunan kalsiyum ve fosfor minerallerinden kaynaklanır. Çocukların her gün mutlaka süt içmesi tavsiye edilir. Bunun nedeni sütün bol kalsiyum içermesidir.  Sert olmalarına rağmen kıkırdak dokusundan farkları damar içermeleridir. Kemiğin iç yapısı iki farklı kemik dokudan oluşur. Dolayısıyla yapısına göre kemikler iki çeşittir. Bunlardan ilki olan süngerimsi kemik, kemiğin gözenekli olan kısmıdır. İkinci kısım olan sert (sıkı) kemik ise kemiğin çok sert olan ve hiç gözenek içermeyen kısmıdır. Vücudumuzdaki bu kemikler dış görünüşlerine göre dört çeşittir: uzun kemik, kısa kemik, yassı kemik ve düzensiz şekilli kemiklerdir. Kol ve bacaklarımızda uzun kemikler, el ve ayak bileklerimizde ise kısa kemikler bulunur. Göğüs, kaburga, kürek ve kafatası kemiklerimiz yassı kemikler, yüz kemiklerimiz ise düzensiz şekilli kemiklerdir.
         ‘Kemiğe ne oldu?’ deneyi ile öğrencilerin kemik yapısı hakkında bilgi edinme ve kemiğin aslında elastik bir yapıya sahip olduğu, kemiğe sertlik veren bazı maddelerin varlığını öğrencilere öğretmek amacıyla yapılmıştır. Öğrenciler bu deneyle hem kemiğin yapısını inceleyerek öğrenir hem de kemikte kalsiyum ve fosfor varlığı ve önemini kavrarlar.
          Öğrencilerin ilgisini ve merakını çekmek için hikaye ile giriş yapıldı. Hikayemiz şöyle;
Ali, akşam yatmaya hazırlanırken annesi yine her zamanki gibi elinde bir bardak süt ile Ali’nin odasına gelir ve sütü içmesi gerektiğini aksi halde kemiklerinin gelişmeyeceğini söyler. Ali canı istemese de annesini üzmemek için sütü içer. Yatakta yatmaya hazırlanırken aklına bir fikir gelir ve öğretmeniyle konuşup bu konuda bilgi almayı düşünür. Belki sahip olduğu bilgilerle annesini süt içirmesinden vazgeçirebileceğini düşünür. Bir sonraki gün Ali okula gider ve öğretmenine süt içmek istemediğini fakat annesinin sürekli ona süt içirdiğini söyler ve annesini bu istekten vazgeçirmek için bilgi almak istediğini ve ne yapması gerektiğini sorar. Bunun üzerine öğretmeni Ali’ye bir deney yaptırır. Ali bu deneyle ne sonucuna varacaktır? Deney sonunda Ali hala annesini süt içmeme konusunda ikna etmek isteyecek mi? Süt içmek kemikleri nasıl etkiler? Gelin tüm bu soruların cevabını bulmak için Ali’ye yardım edelim…

              Materyal ve yöntem:

        Konunun anlaşılması, somut olarak görülüp anlamlı öğrenmenin gerçekleşmesi için deneysel yöntem kullanılmıştır.
       Etkinliğimize başlamadan beş gün önce tavuk bacak kemiklerinden birini sirke dolu kavanoza, diğerini ise su dolu kavanoza koyup kavanozların ağzını kapatalım.

Ön Bilgi: Sirke, asit içeren bir maddedir. Asitler de kemiğin yapısındaki mineralleri çözer.
Başlamak İçin Gerekenler:
• üç adet pişirilmemiş, etlerinden ayrılmış tavuk bacak kemiği
• bir su bardağı sirke
• bir su bardağı su
• iki adet kapaklı cam kavanoz
• büyüteç
• eldiven
• çekiç

Birlikte Yapalım
• Üç adet etlerinden ayrılmış ve pişirilmemiş tavuk bacak kemiği getirelim.
• Eldivenlerimizi takıp kemiklerden işlem görmemiş olanı bükmeye çalışalım.
• Aynı kemiği büyüteçle gözlemleyelim.
• Gözlemlediğimiz bu kemiği çekiçle kırarak kemiğin iç kısmını büyüteçle inceleyelim.
• Beş gün önce birini sirke dolu, diğerini su dolu kavanoza koyup beklettiğimiz kemikleri yıkayalım ve sonra bükmeye çalışalım. Ardından bu kemikleri büyüteçle gözlemleyelim.
• Bu iki kemiği de çekiçle kırıp kemiklerin iç kısımlarını büyüteçle inceleyelim.

Bulgular ve yorum:

  

     Büyüteç yardımıyla kemiğin yapısında bulunan kemik hücreleri, kemik zarı, kan damarları ve sinirler gözlendi. Böylece kemiğin cansız değil canlı bir yapıya sahip olduğu sonucuna varıldı.
       Kemik dıştan incelendiğinde üzerinde et dediğimiz kas yapısının olduğu, eklem yerinde yani kemiğin uçlarında kıkırdak yapının var olduğu sonucuna varıldı.
Kemik çekiçle ikiye bölündüğünde ise süngerimsi kemik yapısının olduğu görüldü.
Bu kemiğin gözenekli bir yapısı var. Gözeneklerin içinde kan hücrelerini üreten kırmızı kemik iliği bulunur. Kemiğin üst bölümünde ise üzerinde hiç gözenek bulunmayan sert bir tabakadan oluşan kemik vardır. Özellikle süngerimsi kemiğe yakın yerlerde bol kan damarının olduğu görüldü. Diğer sert kemiğin içinde ise sıvımsı halde bulunan sarı kemik iliği görüldü.


             
      Deneye başlamadan önce kemiği bükmeye çalıştık ancak bu mümkün olmadı, kemik çok sertti. Sirkenin ve suyun içine koyduğumuz kemiği her gün gözlemledik. Gözlemlerimiz sonunda sirke içinde olan kemik daha birinci günde üzerindeki yapı bozulmaya ve kavanoz altında bir tortu oluşturmaya başladı. Bu oluşan tortu kemik zarı ve kemiğin üzerinde, ucunda bulunan kas yapılarıdır. Su içinde olan kemikte ise herhangi bir değişiklik gözlenmemiştir. İlerleyen günlerde ise sirke içindeki kemiğin renginin değiştiği tortunun daha da artığı, kıkırdaksı yapının kaybolduğu gözlendi. Su içinde olan kemikte ise yine değişim olmadı diyebiliriz.  Son günde her iki kemiği çözeltilerinden çıkarıp bükmeye çalıştığımızda sirke içinde bekletilen kemiğin yumuşayıp elastik bir yapı kazandığı ve büküldüğü gözlendi. Su içinde bekletilen kemik ise hala sertti ve bükülemedi. Bundan yola çıkarak kemiğin yapısında kalsiyumun olduğu ve kemiğe sertlik veren şeyin kalsiyum olduğu sonucuna varıldı. Sütte de bol miktarda kalsiyum olduğundan kemikler için süt içmenin önemli olduğu sonucuna varıldı.



       Tartışma ve sonuç:
      
       Kemiğin sert olması, yapısında bulunan kalsiyum ve fosfor minerallerinden kaynaklanır. Etkinlikte kullanılan sirke, kalsiyum mineralini uzaklaştırdığı için kemiğin sertliği azalmış ve bükülebilir hâle gelmiştir. Biz de deneyimizle bunu ispatlamış olduk. Bu durumda özellikle kalsiyumun kemikler için ne kadar önemli olduğu görülmektedir. Çünkü literatür bilgimizde sirkenin asidik özelliğe sahip olduğu ve kalsiyumun etkisini yok ettiği bilgisine ulaşmıştık. Deneyimizde de kemiğin kalsiyumunu yitirmesi sonucu yumuşayıp elastik bir yapı kazandığını gördük. Çocukların her gün mutlaka süt içmesi tavsiye edilir. Bunun kemiklerin daha sağlıklı olmasıyla ilişkisi olduğu sonucuna varılmış olundu böylece. Ayrıca kemiğin hangi kısımlardan olduğu ve nasıl bir yapıya sahip olduğu da incelenerek öğrenilmiş oldu. Deney sırasında yapılan incelemeler ile literatürün birbirine uygunluk gösterdiği görüldü. Böylece deney amacına uygun olarak sonlandırılmış oldu.

Kaynaklar:

Taşar, F. (2011). İlköğretim Fen Ve Teknoloji Ders Kitabı 6. Sınıf, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, Ders Kitapları Dizisi, Ankara. 5. Ünite(148-153)

Çepni, S. (2008). Kuramdan Uygulamaya Fen Ve Teknoloji Öğretimi, Pegem Yayınları, Ankara, 7. Baskı.(181-207)

Gürdal, A Ve Arkadaşları (2003). Fen Eğitimi Etkinlikleri 2. Marmara Üniversitesi Yayın No:688, Atatürk Eğitim Fakültesi, İstanbul. (233-240)